<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss"
	xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#"
	
	>
<channel>
	<title>
	Erkenci Kuş 39. bölüm yazısına yapılan yorumlar	</title>
	<atom:link href="https://dizisin.com/blog/erkenci-kus-39-bolum.html/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://dizisin.com/blog/erkenci-kus-39-bolum.html</link>
	<description>Dizilerin ayak izi!</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 May 2019 08:55:31 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.2.2</generator>
	<item>
		<title>
		Yazar: Sinem ÖZCAN		</title>
		<link>https://dizisin.com/blog/erkenci-kus-39-bolum.html#comment-4716</link>

		<dc:creator><![CDATA[Sinem ÖZCAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 May 2019 08:55:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://dizisin.com/?p=10047#comment-4716</guid>

					<description><![CDATA[&lt;a href=&quot;https://dizisin.com/blog/erkenci-kus-39-bolum.html#comment-4708&quot;&gt;Zerin Isbert&lt;/a&gt; yorumuna yanıt olarak.

Merhaba Zerrin Hanım,
Değerlendirmeniz ve karşı çıktığınız nokta çok ama çok haklı. En küçük bir itirazım yok. Benimki çok kişisel bir tahmin, belli bir veriye dayanarak da söylemiyorum. ben bundan önceki senaristlerin o fotoğrafik hafıza konusunu külliyen unutturmaya çalıştığına inanıyorum çünkü hem o tarz bir karakteri yazmak zor hem de gitgide sarsak, saf, zavallı bi kız hâline getirdikleri Sanem&#039;le örtüşmüyordu. Bilerek o noktası es geçtiler diye düşünüyorum. Doğaçlama işi setlerde yönetmenin inisiyatifinde olan bir durum. &quot;Doğaçlama yapılsın, yapılmasın&quot; kararını yönetmen veriyor. Eğer Sanem&#039;in bu özelliği kasten unutturulmak istendiyse senaristin vurgusu üzerine yönetmen oyuncudan &quot;oraya girme&quot; tarzı bir uyarı almış olabilir ya da o noktada doğaçlama yaptırılmamıştır bilemiyorum, elbette. Ancak yapılan doğaçlamanın öykünün gidişine uyma durumu var onu biliyorum. Bizimki tahmin elbette. Keşke sizin dediğiniz yapılmış olsaydı. Ancak oyuncuların imzayı attıktan sonra kendilerine giydirilen karakteri beğenmemek ya da bu değişsin deme lüksleri yok bizim sektörde. Bazen ekiple konuşarak bazı noktaları değiştirmeleri mümkün elbette ama dediğim gibi bu konu özellikle yok edildiyse oyuncunun hatta yönetmenin de yapacağı bir şey yok. 
Ben 18. bölümle 39. bölüm arasını yok saymaya çok hazır bekliyorum, yarını. Ayşe Kutlu&#039;nun kalemine de güveniyorum. Geçen hafta çok iyi bir viraj aldırıp bazı taşları yerine oturttuğunu da fark ettik. Umarım gerisi de güzel gelecektir. 
Sevgiler benden... Görüşmek üzere...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://dizisin.com/blog/erkenci-kus-39-bolum.html#comment-4708">Zerin Isbert</a> yorumuna yanıt olarak.</p>
<p>Merhaba Zerrin Hanım,<br />
Değerlendirmeniz ve karşı çıktığınız nokta çok ama çok haklı. En küçük bir itirazım yok. Benimki çok kişisel bir tahmin, belli bir veriye dayanarak da söylemiyorum. ben bundan önceki senaristlerin o fotoğrafik hafıza konusunu külliyen unutturmaya çalıştığına inanıyorum çünkü hem o tarz bir karakteri yazmak zor hem de gitgide sarsak, saf, zavallı bi kız hâline getirdikleri Sanem&#8217;le örtüşmüyordu. Bilerek o noktası es geçtiler diye düşünüyorum. Doğaçlama işi setlerde yönetmenin inisiyatifinde olan bir durum. &#8220;Doğaçlama yapılsın, yapılmasın&#8221; kararını yönetmen veriyor. Eğer Sanem&#8217;in bu özelliği kasten unutturulmak istendiyse senaristin vurgusu üzerine yönetmen oyuncudan &#8220;oraya girme&#8221; tarzı bir uyarı almış olabilir ya da o noktada doğaçlama yaptırılmamıştır bilemiyorum, elbette. Ancak yapılan doğaçlamanın öykünün gidişine uyma durumu var onu biliyorum. Bizimki tahmin elbette. Keşke sizin dediğiniz yapılmış olsaydı. Ancak oyuncuların imzayı attıktan sonra kendilerine giydirilen karakteri beğenmemek ya da bu değişsin deme lüksleri yok bizim sektörde. Bazen ekiple konuşarak bazı noktaları değiştirmeleri mümkün elbette ama dediğim gibi bu konu özellikle yok edildiyse oyuncunun hatta yönetmenin de yapacağı bir şey yok.<br />
Ben 18. bölümle 39. bölüm arasını yok saymaya çok hazır bekliyorum, yarını. Ayşe Kutlu&#8217;nun kalemine de güveniyorum. Geçen hafta çok iyi bir viraj aldırıp bazı taşları yerine oturttuğunu da fark ettik. Umarım gerisi de güzel gelecektir.<br />
Sevgiler benden&#8230; Görüşmek üzere&#8230;</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Zerin Isbert		</title>
		<link>https://dizisin.com/blog/erkenci-kus-39-bolum.html#comment-4708</link>

		<dc:creator><![CDATA[Zerin Isbert]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 May 2019 22:57:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://dizisin.com/?p=10047#comment-4708</guid>

					<description><![CDATA[&lt;a href=&quot;https://dizisin.com/blog/erkenci-kus-39-bolum.html#comment-4681&quot;&gt;Sinem ÖZCAN&lt;/a&gt; yorumuna yanıt olarak.

Yeniden merhaba, yorumunuzu yeni gördüm ve bahsettigim o sahneyi yeniden izledim. Benim orda söylemeye calistigim senaryonun gidisati ile ilgili degildi. Çoğu zaman özellikle atisma sahnelerinde insiyatif kullanıp doğaçlama yaptıklarını söylüyorlar mesela. Ben küçük ama izleyiciyi şoka sokmayacak ufak bir değişikliğin daha doğru olacağını ve oraya senaryonun gidisatini hic degistirmeden müdahale edebileceklerini düşünerek yazdım o yaziyi. 
Mesela bahsettigim sahnede(36. Bölüm) Yigit &quot;daha kac kere bakacaksın bu listeye&quot; diye soruyor ve Sanem,&quot;Polen bir acik bulmasin diye ezberlemeyi bile düşünüyorum su anda&quot; diye cevapliyor.&quot; Birde &quot;bile&quot; yani! Bunun yerine &quot;programin üstünden geçiyorum, Polen tek bir hata bulamasın istiyorum&quot; dese ne biz şu an bunu konuşuyor olurduk, ne izleyici üzerinde yanlış bir  algı oluşurdu, ne de bu derece belirgin bir mantik hatasina düsülmüs olurdu. Bu cümlelerde kücük ufak hamlelerle izleyicinin hafizasina saygi gösterilmis olurdu..Gördügünüz gibi sadece bir cümle degisikligi ile bile bir mantik hatasindan dönülebiliyor. Orada söyledigi replik benim yazdigim sekliyle olsaydi seyirci olarak biz Sanemin ne kadar mükemmeliyetci biri oldugunu düsünür, fotografik hafiza olayini aklimiza bile getirmezdik. ve hatta kendine rakip gördügü Poleni kiskandigi icin böyle davrandigini düsünür, bu ve benzer tüm kiskanclik sahnelerinde oldugu gibi izlerken zevkten dört köşe olurduk ;) Böylece ne senaryonun gidisatinda bir degisiklik olurdu nede izleyicinin hafizasi yok sayilmamis olurdu. Umarim anlatabilmisimdir derdimi. Ama eger bu kadarcik bile bir degisiklik yapilamiyor senarist ne yazdiysa o oynaniyorsa diyecek lafim yok tabiki. Gelecek bölümden tek beklentim  dediginiz gibi karakterlerin kendi özlerine dönmeleri. Bu arada heyecanla bekliyorum 40. bölümü. Umarim onunla da ilgili bir yazi kaleme alirsiniz bizde zevkle okuruz. Sevgiyle kalin.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://dizisin.com/blog/erkenci-kus-39-bolum.html#comment-4681">Sinem ÖZCAN</a> yorumuna yanıt olarak.</p>
<p>Yeniden merhaba, yorumunuzu yeni gördüm ve bahsettigim o sahneyi yeniden izledim. Benim orda söylemeye calistigim senaryonun gidisati ile ilgili degildi. Çoğu zaman özellikle atisma sahnelerinde insiyatif kullanıp doğaçlama yaptıklarını söylüyorlar mesela. Ben küçük ama izleyiciyi şoka sokmayacak ufak bir değişikliğin daha doğru olacağını ve oraya senaryonun gidisatini hic degistirmeden müdahale edebileceklerini düşünerek yazdım o yaziyi.<br />
Mesela bahsettigim sahnede(36. Bölüm) Yigit &#8220;daha kac kere bakacaksın bu listeye&#8221; diye soruyor ve Sanem,&#8221;Polen bir acik bulmasin diye ezberlemeyi bile düşünüyorum su anda&#8221; diye cevapliyor.&#8221; Birde &#8220;bile&#8221; yani! Bunun yerine &#8220;programin üstünden geçiyorum, Polen tek bir hata bulamasın istiyorum&#8221; dese ne biz şu an bunu konuşuyor olurduk, ne izleyici üzerinde yanlış bir  algı oluşurdu, ne de bu derece belirgin bir mantik hatasina düsülmüs olurdu. Bu cümlelerde kücük ufak hamlelerle izleyicinin hafizasina saygi gösterilmis olurdu..Gördügünüz gibi sadece bir cümle degisikligi ile bile bir mantik hatasindan dönülebiliyor. Orada söyledigi replik benim yazdigim sekliyle olsaydi seyirci olarak biz Sanemin ne kadar mükemmeliyetci biri oldugunu düsünür, fotografik hafiza olayini aklimiza bile getirmezdik. ve hatta kendine rakip gördügü Poleni kiskandigi icin böyle davrandigini düsünür, bu ve benzer tüm kiskanclik sahnelerinde oldugu gibi izlerken zevkten dört köşe olurduk 😉 Böylece ne senaryonun gidisatinda bir degisiklik olurdu nede izleyicinin hafizasi yok sayilmamis olurdu. Umarim anlatabilmisimdir derdimi. Ama eger bu kadarcik bile bir degisiklik yapilamiyor senarist ne yazdiysa o oynaniyorsa diyecek lafim yok tabiki. Gelecek bölümden tek beklentim  dediginiz gibi karakterlerin kendi özlerine dönmeleri. Bu arada heyecanla bekliyorum 40. bölümü. Umarim onunla da ilgili bir yazi kaleme alirsiniz bizde zevkle okuruz. Sevgiyle kalin.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Sinem ÖZCAN		</title>
		<link>https://dizisin.com/blog/erkenci-kus-39-bolum.html#comment-4681</link>

		<dc:creator><![CDATA[Sinem ÖZCAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 May 2019 07:37:45 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://dizisin.com/?p=10047#comment-4681</guid>

					<description><![CDATA[&lt;a href=&quot;https://dizisin.com/blog/erkenci-kus-39-bolum.html#comment-4678&quot;&gt;Zerin Isbert&lt;/a&gt; yorumuna yanıt olarak.

Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim.
Söylediklerinizde çok haklısınız. Bu hafta yorumda Sanem için GDO&#039;lu deme nedenim oydu. Sanem karakterinin özü çok uzun zamandır yok edildi. Yalnız burada bi düzeltme yapmak durumundayım:) Oyuncunun senaryoda yazılana bu böyle deme hakkı yok maalesef bizde. Hatta yönetmen de bir uyarı dışında eğer çekimi etkilemiyorsa o da yazılanlara müdahale edemez. Esas senaryodur ve senaristin tercihidir. Sanırım bundan önce yazan senaristler o noktayı kasten yok etmeye çalıştılar çünkü kendi yazdıkları şaşkın, sarsak, sakar ve çocuksu kadınla o özellik bağdaşmadı ve o tarz bir kadını yazmak da zor. O yüzden o özelliği yok saymayı seçtiler. Tıpkı Can&#039;a lahmacun geyiği yaptırdıkları gibi bu da onların tercihiydi. Bu durumda oyuncu &quot;Bu çok saçma ben bunu böyle oynamama diyemiyor bizde.&quot; 
Ben 39. bölümde yapılan değişikliklerden karakterlerin özüne döneceği anlamı çıkardım umarım yanılmam.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://dizisin.com/blog/erkenci-kus-39-bolum.html#comment-4678">Zerin Isbert</a> yorumuna yanıt olarak.</p>
<p>Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim.<br />
Söylediklerinizde çok haklısınız. Bu hafta yorumda Sanem için GDO&#8217;lu deme nedenim oydu. Sanem karakterinin özü çok uzun zamandır yok edildi. Yalnız burada bi düzeltme yapmak durumundayım:) Oyuncunun senaryoda yazılana bu böyle deme hakkı yok maalesef bizde. Hatta yönetmen de bir uyarı dışında eğer çekimi etkilemiyorsa o da yazılanlara müdahale edemez. Esas senaryodur ve senaristin tercihidir. Sanırım bundan önce yazan senaristler o noktayı kasten yok etmeye çalıştılar çünkü kendi yazdıkları şaşkın, sarsak, sakar ve çocuksu kadınla o özellik bağdaşmadı ve o tarz bir kadını yazmak da zor. O yüzden o özelliği yok saymayı seçtiler. Tıpkı Can&#8217;a lahmacun geyiği yaptırdıkları gibi bu da onların tercihiydi. Bu durumda oyuncu &#8220;Bu çok saçma ben bunu böyle oynamama diyemiyor bizde.&#8221;<br />
Ben 39. bölümde yapılan değişikliklerden karakterlerin özüne döneceği anlamı çıkardım umarım yanılmam.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Zerin Isbert		</title>
		<link>https://dizisin.com/blog/erkenci-kus-39-bolum.html#comment-4678</link>

		<dc:creator><![CDATA[Zerin Isbert]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Apr 2019 21:26:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://dizisin.com/?p=10047#comment-4678</guid>

					<description><![CDATA[Merhabalar, çok güzel yazmışsınız gerçekten, bende hiç sıkılmadım izlerken bu bölümü, hatta bazı sahneleri tekrar tekrar izledim, ama beni uzun zamandır rahatsız eden birşey var bu dizide ki,oda sanem karakterindeki değişiklik. İsterseniz bir ilk bölümü açın izleyin, sanem fotografik hafızası olan bir insandı. Hatta bir bölüm öyle abarttılar ki, fotokopi çekerken iki yüz bilmem kaç sayfayı ezberlediği söylendi. Durum böyleyken ve benim bildiğim uzunca bir süre bu fotografik hafıza üzerinden konu giderken birden senarist değişikliği oldu ve geçenlerde polenin kitap tanıtımında programı ezber yapmaya çalışan bir sanem gördük. Ben sanem ezber yapmaya çalışıyorum dediği anda bir şok yaşadım. Tamam senaryo geliyor okey herşey iyi güzelde, Demet Özdemir  bunca zaman oynadığı karakter için ya arkadaşlar biz ne yapıyoruz, benim fotoğrafik hafızam vardı, burası olmaz diyemiyormu, yada yönetmen, arkadaş biz bunca zaman ne çektik şimdi bu ne diyemiyor mu, yani benim bile dikkatimi çeken şey onların dikkatini çekmiyor mu. Resmen ana karakterin en belirgin özelliği unutuldu tamamen. Elbetteki söylediklerinize katılıyorum,oyunculuklar çok güzel ama o defteri yazan sanem eğer o ilk bölümlerde gördüğümüz sanemse, çokta büyük bir problem değil yanması. Fotokopi çekerken ikiyüz sayfayı ezberleyecek fotografik hafıza bu defteri de çok rahat yazar yeniden. Belki eski senarist bu yeni bölümde bu hatayı bir şekilde düzeltir bilemiyorum. Herşey yeniden başlayacak deniliyor heryerde, umarım bu yenilik bizi tatmin eder. Tatmin etmese bile sadece Demet Özdemir ve Can Yaman&#039;ın güzel oyunculukları ve uyumları için yine izleriz herhalde :) Zevkle okuduğum yazınız içinde çok teşekkürler.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merhabalar, çok güzel yazmışsınız gerçekten, bende hiç sıkılmadım izlerken bu bölümü, hatta bazı sahneleri tekrar tekrar izledim, ama beni uzun zamandır rahatsız eden birşey var bu dizide ki,oda sanem karakterindeki değişiklik. İsterseniz bir ilk bölümü açın izleyin, sanem fotografik hafızası olan bir insandı. Hatta bir bölüm öyle abarttılar ki, fotokopi çekerken iki yüz bilmem kaç sayfayı ezberlediği söylendi. Durum böyleyken ve benim bildiğim uzunca bir süre bu fotografik hafıza üzerinden konu giderken birden senarist değişikliği oldu ve geçenlerde polenin kitap tanıtımında programı ezber yapmaya çalışan bir sanem gördük. Ben sanem ezber yapmaya çalışıyorum dediği anda bir şok yaşadım. Tamam senaryo geliyor okey herşey iyi güzelde, Demet Özdemir  bunca zaman oynadığı karakter için ya arkadaşlar biz ne yapıyoruz, benim fotoğrafik hafızam vardı, burası olmaz diyemiyormu, yada yönetmen, arkadaş biz bunca zaman ne çektik şimdi bu ne diyemiyor mu, yani benim bile dikkatimi çeken şey onların dikkatini çekmiyor mu. Resmen ana karakterin en belirgin özelliği unutuldu tamamen. Elbetteki söylediklerinize katılıyorum,oyunculuklar çok güzel ama o defteri yazan sanem eğer o ilk bölümlerde gördüğümüz sanemse, çokta büyük bir problem değil yanması. Fotokopi çekerken ikiyüz sayfayı ezberleyecek fotografik hafıza bu defteri de çok rahat yazar yeniden. Belki eski senarist bu yeni bölümde bu hatayı bir şekilde düzeltir bilemiyorum. Herşey yeniden başlayacak deniliyor heryerde, umarım bu yenilik bizi tatmin eder. Tatmin etmese bile sadece Demet Özdemir ve Can Yaman&#8217;ın güzel oyunculukları ve uyumları için yine izleriz herhalde 🙂 Zevkle okuduğum yazınız içinde çok teşekkürler.</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Sinem ÖZCAN		</title>
		<link>https://dizisin.com/blog/erkenci-kus-39-bolum.html#comment-4669</link>

		<dc:creator><![CDATA[Sinem ÖZCAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Apr 2019 13:56:15 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://dizisin.com/?p=10047#comment-4669</guid>

					<description><![CDATA[&lt;a href=&quot;https://dizisin.com/blog/erkenci-kus-39-bolum.html#comment-4668&quot;&gt;Sinem&lt;/a&gt; yorumuna yanıt olarak.

Ne güzel yorum ve ne ince iltifattır bu böyle :) Çok ama çok teşekkür ederim. 
Benim de çok uzun zamandır çok zevkle izlediğim bir bölüm olmuş. Senaryo asıl sahibine geçince tadı da yerine gelmiş. 
Okuyan gözlerinize sağlık...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://dizisin.com/blog/erkenci-kus-39-bolum.html#comment-4668">Sinem</a> yorumuna yanıt olarak.</p>
<p>Ne güzel yorum ve ne ince iltifattır bu böyle 🙂 Çok ama çok teşekkür ederim.<br />
Benim de çok uzun zamandır çok zevkle izlediğim bir bölüm olmuş. Senaryo asıl sahibine geçince tadı da yerine gelmiş.<br />
Okuyan gözlerinize sağlık&#8230;</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
		<item>
		<title>
		Yazar: Sinem		</title>
		<link>https://dizisin.com/blog/erkenci-kus-39-bolum.html#comment-4668</link>

		<dc:creator><![CDATA[Sinem]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Apr 2019 13:47:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">https://dizisin.com/?p=10047#comment-4668</guid>

					<description><![CDATA[Merhabalar
Bu bölüm yorumunuzu daha bir heyecanla bekledim.  Bölümü ağır duygusu ve hüznüne rağmen çok zevkle, dolu dolu izledim. Huzurlu bir hüzünle kalktım ekran başından. Kalbim Sanem`in koku ile ilgili sözlerinde kaldı. Duygu ve düşüncelerimin, bir uzmanın yorumlarıyla örtüşmesi, beni dizinin gidişatı ile ilgili umutlandırdı.  Bu iki güzel genci ve kadroyu bir müddet daha zevkle izleyebilmeyi  çok arzu ediyorum. Bütün ekibin çabalarının takdir görmesini diliyor, herkesin yürek ve emeklerine sağlık diyorum.
Analizleriniz bana sizin kaleminizden, baş karakterleri Can Yaman ve Demet Özdemir´e teslim edilmiş, başlangıç ve bitişi belirlenmiş bir senaryo düşletti birden. Teşekkür ederim. ( Bu iki genci çok seviyorum, ne yapayım...)
Sizin de yüreğinize ve emeklerinize sağlık]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merhabalar<br />
Bu bölüm yorumunuzu daha bir heyecanla bekledim.  Bölümü ağır duygusu ve hüznüne rağmen çok zevkle, dolu dolu izledim. Huzurlu bir hüzünle kalktım ekran başından. Kalbim Sanem`in koku ile ilgili sözlerinde kaldı. Duygu ve düşüncelerimin, bir uzmanın yorumlarıyla örtüşmesi, beni dizinin gidişatı ile ilgili umutlandırdı.  Bu iki güzel genci ve kadroyu bir müddet daha zevkle izleyebilmeyi  çok arzu ediyorum. Bütün ekibin çabalarının takdir görmesini diliyor, herkesin yürek ve emeklerine sağlık diyorum.<br />
Analizleriniz bana sizin kaleminizden, baş karakterleri Can Yaman ve Demet Özdemir´e teslim edilmiş, başlangıç ve bitişi belirlenmiş bir senaryo düşletti birden. Teşekkür ederim. ( Bu iki genci çok seviyorum, ne yapayım&#8230;)<br />
Sizin de yüreğinize ve emeklerinize sağlık</p>
]]></content:encoded>
		
			</item>
	</channel>
</rss>
