Hakan Fikret

Yazar: Sinem ÖZCAN

Bu hafta yoruma kocaman bir “Ohhhhh!” çekerek başlamak istiyorum. Hakan’ı bilemem ama ben, acayip rahatladım çünkü. En zorlu düğümlerden birini çözdük; bitti, gitti. Geçen hafta “Bu bir dizi olmasaydı en mantıklısı Hakan’ın gerçekleri Fiko’ya söylemesi olurdu.” demiştim. Maçı satmak, Hakan’la örtüşmüyor diye eklemiştim. İkinci bölümde tam isabet kaydetsem de ilk bölümde ters köşeye yattım ama golü yediğime de çok memnunum.

Ben sona ana dek Sibel’in Fikret’le konuşmasından umutluydum aslında. Gerçekçi bakarsak açıklamak da ona düşerdi. Eğer söyleyebilseydi ben onun içinde bir parça da olsa iyilik ve dostluğa saygı kaldığına inSibel Kıvançanacaktım ama yokmuş. (Böylelikle Sibel’in üstünü kocaman kalın bir çizgiyle çizdim. Bundan böyle ağzıyla kuş tutsa yaranamaz bana)

Kıvanç; eğri doğru aramadan hedefe yürüyen adamlardan. Onun için yol önemli değil varılacak yer önemli. Melis’i Hakan’a kaptırıp bir yenilgi aldı. İkinci savaş, basketbolda. Hakan’ın ve takımın çok güçlü olduğunun farkında ve ona karşı ikinci kaybı yaşamamak adına elindeki kozu kullanması doğru. Dürüstlük, vicdan, emek gibi değerleri yok, onun. Elinde bir fırsat var ve bunu kullanıp rakibini ayağının altından çekmek istiyor, hepsi bu! Eğer bu değerlere sahip değilseniz hayat, çok da zor değildir. Biraz akıllı biraz da şanslı olmanız yeter.Hakan Şahin

Zor olan; namuslu, adaletli; alın terine, dostluğa ve sevgiye inanan insan olabilmek. İşte o yüzden baştan beri bütün eziyeti çeken, Hakan. Kimseyi kırmadan, dostlarının güvenini boşa çıkarmadan, dişiyle tırnağıyla kazıyarak bir yerlere gelmeye çalıştığı için her seferinde yara bere içinde kalıyor, bazen saçmalıyor, kimi zaman yanlış anlaşılıyor ve acı çekiyor. Bu defa da ağır bir sınav atlattı. Kelimenin tam anlamıyla Sırat’taydı. Fikret’le baştan konuşabilmiş olsaydı bu kadar ağır azap çekmeyecekti belki ama onu durduğu yerden çekip alanın da Fikret olması gerekliydi.

Baştan beri bu çatışmanın bütün ayaklarıyla çok iyi kurgulandığını düşünüyorum. Sebebi, sonucu, gidiş yolu ve etkileri hepsi ama hepsi çok doğru yerleştirilmişti. Son anda Hakan, kendine yakışanı yapıp Kıvanç’ı bir defa daha mağlup etti. Yaşandığı andan beri yüreğine büyük yük olmuş sırrı da kimseye bırakmadan Fikret’e kendisi söyledi.

Peki, şimdi ne olacak? Hakan, final cümlesini girişte söyleyip konuşmaya sondan başladı. Aslında başka şansı da yoktu çünkü Fikret konuşulması çok zor bir adam. Yüreği, dilinde onun. Hep çok coşkulu, hep çok tepkisel ve hep çok heyecanlı… Ona bir olayı giriş – gelişme – sonuç sıralamasıyla anlatamazsınız. Dinlemez çünkü. Ama son söyleyeceğinizi hele de böyle bir bombayı kucağına koyarsanız yine derdinizi anlatmanız çok zor. Girdiği şok yüzünden açıklamaların hepsini göz ardı edecektir. Hakan’ın tek Fikretyapması gereken, duyduklarıyla şoka giren Fikret’in önce içini boşaltmasını beklemek… Büyük olasılıkla “Bunu bana nasıl yaparsın?” boyutuna girip basıp gidecektir, Hakan’ın yanından. Allah’tan olayı Sadık biliyor ve Fikret; duygularını saklayan, sır tutan bir adam değil. Bu noktada Sadık, devreye girip onu kendine getirir diye umuyorum. Ancak olayın bir de Ali ayağı var. Bu konuda baştan beri dışlanan ve gerçekleri hiç bilmeyen Ali de hem Hakan’a hem Sadık’a tepkili olacaktır.

Hakan’ın söylediklerini duyunca Fikret’in avcundan yere saçılan o dört misket gibiler aslında. (Bu arada o sahnenin çekimine de bir ayrı vuruldum.) Hepsi bir süreliğine bir yana savrulacak ama sonra bir şekilde yeniden bir arada toplanacaklardır. Fikret çok üzülse de olayın iç yüzünü dinlemeye yanaşmasa da Hakan’a çok tepki gösterse de onu silemez, aynı durum Hakan için de geçerli. Kısacası gerçeğin ortaya çıkışı onları sadece bir süreliğine dağıtır, kalıcı hasar vermez diyorum, ben.Seçil Zeynep Melis Tarık

Dizinin ilk bölümünden beri süren Tarık’ın kızlarının velayetini alma mücadelesi de bu bölümde çözüme ulaştı gibi görünüyor. Gerçi hâkim, Tarık’ın işsiz kalmaması koşuluyla kızları verdi ve bölüm sonu itibariyle Tarık, işsiz. Bunun yaratacağı yeni bir düğüm geliyor anlaşılan. Seçil’in son bölümlerdeki yumuşaklığı ve akılcılığı beni fena hâlde korkutuyor. Tarık’a duygularını yıllar sonra açma aşamasına gelmesi de bir o kadar tehlikeli. Bu duyguların hiçbir karşılığı olmadığını bir defa daha anladığında (Aslında bu bir sır değil ama Seçil’in platonik dünyasında hep bir ümit var. Bu ümit kökten yok olursa durum vahim) yine o eski düşmanlığı ve kötülüğü depreşecek diye düşünüyorum. Hatta Gürol’la işbirliğine gidip Tarık’ı iyice köşeye sıkıştırması da muhtemel…

Gürol’un Tarık’ı işten attırma hamlesi beni şaşırtmadı da Müdür’ün tavrını çok anlayabilmiş değilim. Maçtan sonra karar vermek mantıklı ancak maçı kazanmış bir koçu, final öncesi kovmak akılcı mı, tartışılır. (İşin sözleşme, kanun, makul sebep gibi hukuksal detaylarına hiç girmeyeyim zira Tarık’ın tek taraflı sözleşme feshiyle pat diye kovulması çok da kolay değil aslında) Devreye bir defa daha Bahar’ın ve takımın girmesi gerekecek anlaşılan. Gerçi kişisel isteğim bunu Seçil’in çözmesi çünkü o Gürol’u bir biçimde durdurabilir aslında ama Sibel konusundaki beklentim gibi bu da gerçekleşmeyecek bir dilek, sanırım.Melis Hakan

Gelelim Melis ve Hakan arasında olanlara… Bence şimdilik en doğru kararı aldılar. Melis, Hakan’dan hiç vazgeçmemişti ve Hakan’ın da bu noktaya varması gerekiyordu. Tarık’a şu an laf anlatmak pek de mümkün görünmediğinden bir süre ilişkilerini saklamak en mantıklısı. Bu arada söylemeden geçemeyeceğim Hakan’ın Tarık için “Gördüğüm en önyargılı insansın!” cümlesinin altına imzamı atarım. Bahar’ın ve Melis’in son derece akılcı konuşmalarına ve Hakan’ın tavrına rağmen hâlâ “koruma duygusu” noktasında kalması ve hâlâ Hakan’a “Kızımdan uzak dur!” direktifi vermesi Tarık gibi bir adama yakışmadı. Babalık duygusunu anlıyorum. Olaya mantık çerçevesinde baktığını ve Melis’le Hakan’ın birlikte olmalarının neredeyse imkânsız olduğunu görmesini de kabulleniyorum ama bari bırak da bunu kendileri fark etsin. Yasaklanan her şey çekicidir. Bırak ayrılmayı onların birbirlerine daha da kenetlenmelerine neden olacaktır. Bunu düşünememesini anlamıyorum. Gerçi şimdi işten atılmanın getireceği sorunlar yüzünden Melis ve Hakan’la uğraşmaya vakti de dikkati de olmayacaktır, diye düşünüyorum.

Geçen bölüm, Hakan’ın artık biraz rahatlaması gerektiğini söylemiştim. Bu hafta vardığımız nokta itibariyle bunun yavaş yavaş gelmekte olduğunu görüyorum. Fikret’le yaşanacak sorunu bir yana bırakırsak artık onun cephesinde büyük bir sıkıntı kalmadı. Sibel’le ilgili sır ortaya çıktı, babasının evle ilgili çevirdiği dolabı da öğrendi, Melis’le sorunu da çözdüler. Fikret krizi atlattığında Hakan cephesinde her şey yoluna girmiş olacak. Yeni kargaşalar yaşanmazsa elbette. Melis’le ilişkisi oturdukça ortaya çıkacakların da onu şimdiki kadar sarsmayacağına inanıyorum.Kıvanç

Asıl büyük sıkıntı Kıvanç’ta bana göre. Hakan’a karşı Melis savaşını kaybetmişti, zaten. Öyle ya da böyle bunu kabullenmeyi de başardı. Şimdi kendini en güçlü hissettiği yerden, basketboldan, darbe yiyor. Dürüst bir maçta, kurallara uygun oynadığında Hakan kadar iyi bir sporcu olmadığının farkında ve elindeki en büyük kozu da kaybetti. “Maçı sat, yoksa Fikret’e gerçekleri anlatırım!” iyi bir kozdu ama işlemedi. Bu noktadan sonra işi çok güç… Mücadeleyi dürüst yolla sürdürmeyeceği de açık. Şu an elinde başka malzeme de olmadığına göre tıpkı Fikret’e yaptığı gibi Hakan’a da fiziksel bir zarar verme yoluna gidebilir ancak bu da çok kolay değil. Bu durumda onun mutlaka farklı ve şartları lehine çevirecek bir hamFikret Sadık Hakan Alileye ihtiyacı var. Aklıma Hakan’ı kaçırtmak veya bir kaza geçirmesini sağlamak dışında pek de bir şey gelmiyor ama Kıvanç’ın eli kolu bağlı oturmayacağını da biliyorum. Sabredip göreceğiz, bakalım.

Haftaya en büyük meselemiz Tarık’ın işten atılması olacak gibi. Sezon finali yaklaşılıyorsa bu durum çok sağlam ve büyük bir düğüme de dönüşebilir. Olayların ağırlığı yeniden “büyükler” cephesine kayacak gibi. Gençler tarafında ise gerçeği öğrenen Fikret’in etrafında yoğunlaşacağız sanırım.

Merakla bekleyeceğim yeni bir bölüm geliyor, anlaşılan. Emeği geçen herkese yürekten teşekkürler.

Benzer Yazılar

Write a comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.