YAZAR: Şehriban Simay DEMİR Ben kadere inananlardanım; her ne kadar özgür irademle kendi kararlarımı kendim veriyorsam da yazılmış bir kaderimin olduğuna ve bunun beni doğduğum ülkeden tutun da seçtiğim mesleğe kadar etkilediğini düşünüyorum. Zira doğulan ev, yaşanılan toplum, o toplumun dayattığı roller de bir bakıma insanın kaderidir bence. Mehdi, bunun en iyi örneklerinden biri . O […]

YAZAR : Şehriban Simay DEMİR Gerçekler, kadar gizlenirse gizlensinler bir yerde mutlaka kendilerini ele verirler. Zeynep’te de öyle oldu, yalan söyledi üstelik bundan nefret ettiği hâlde. Sonunda, uğruna tüm sevdiklerini karşısına aldığı, bilenlerin de sadece yanında olmak için sürdürdükleri yalan, yani Mehdi’ye yardım ettiği, ortaya çıktı. Zeynep, hayat gerçeğinin borçlu hissetmek yahut kurban olmak üzerine kurulu […]

YAZAR: Şehriban Simay DEMİR Doğduğun Ev Kaderindir’i izlerken çoğu zaman kendimi de sorgularken buluyorum. Geçmişimi yoklarken yakalıyorum kendimi. Ben de çok mücadele ettim mesela okumak için, istediğim mesleği yapabilmek, kendi ayaklarımın üzerinde durabilmek için. Düşünüyorum da bir okulumuz olsun diye imza kampanyası başlatmıştık, dönemin kaymakamından yardım isteyip bir de ailelerimizi ikna etmiştik. Şimdi arkama dönüp baktığımda […]

YAZAR: Şehriban Simay DEMİR Gerçek aşkın, sevginin insanı güzelleştiren, iyileştiren duygular olduğunu tekrar tekrar yazmaya itiyor Doğduğun Ev Kaderindir beni. Sahi; içimizdeki merhameti, şefkati dışarı çıkarıp kini, nefreti, öfkeyi yok etmez mi asıl sevgi? Gerçekten sevdiğimizde  karşılığında bir bedel istemeyiz ki karşımızdakinin varlığı, iyi ve mutlu oluşu bizim için en büyük ödül değil midir? Bir damla […]

YAZAR:Şehriban Simay DEMİR Sözlükler, aşkı bir kimseye ya da bir şeye karşı duyulan aşırı sevgi ve bağlılık olarak tanımlar ve bence aşk, bir insanın yaşayabileceği en güzel duygulardan biridir. Kalbini yaşam sevinciyle doldurup ruhunu kıpır kıpır yapar. Bir de karşılıklıysa o duygular, dünyanın en eşsiz hissidir. Aşkta karşımızdakini çok sever, onun hiçbir yanlış yapmayacağına inanır […]

YAZAR:Şehriban Simay DEMİR Hayatta bocaladığımız çok zamanlar olmuştur. Ne yaptığımızı bilemediğimiz, karar verirken doğruluğunu hesaplayamadığımız, karşımızdakinin de ne yaptığını anlayamadığımız anlar… Kafamızın dağınık olduğu, gördüğümüz ve duyduğumuz hiçbir şeyi beynimizde bir yerlere oturtamadığımız zamanlar… Zeynep’in hayatı savrulmakla geçti; o başlarda aksini düşünse de ne kendisini tam olarak ait hissedebildiği bir yuvası oldu ne de ailem […]

YAZAR:Şehriban Simay DEMİR Her insan yeni bir yaşam isteme hakkına sahiptir. Eğer mutsuzsak uyandığımız günü, huzurla başlayıp bitiremiyorsak veya karşımızdaki insanla -kim olursa olsun- aramızda artık sevgi yahut saygıdan eser kalmamışsa o hayata katlanmanın bir anlamı yoktur. Zeynep de katlanmadı, yeni hayatına merhaba dedi. O, Mehdi’yi çok sevmişti; hiç şüphesiz hâlâ da çok seviyor. Mutlu […]

Yazar : Şehriban Simay DEMİR Kabullenmek gerek bazen, zorlamamak, inat etmemek…Tabii ki hayatın, sevdiklerin, aşkın için mücadele edeceksin ama vazgeçme zamanı gelmişse ve sen bunu anlamışsan bırakmak en doğrusu. Olmayanı oldurmaya çalışmak, insanın kendisini de karşısındakini de yormaktan, üzmekten ve kırmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Nereden mi biliyorum? Bazen bazı şeyleri hayat yaşatarak öğretiyor ve bize, […]

YAZAR: Şehriban Simay DEMİR Her insanın değişebileceğine inananlardanım ben. Kim ne derse desin bu insanın isteğine bağlı bir şeydir çoğu zaman. Bazen sevdiklerimiz ve kendimiz için bazense düşmanlarımız yüzünden değişiriz.Peki ya karşımızdaki bizi değiştirmek istiyorsa, bizi biz yapan her şeyimizi bizden söküp atmak istiyorsa? İşte o zaman ya benliğimizden ödün verir mutsuz bir yaşam sürmeyi seçeriz […]

 YAZAR:Şehriban Simay DEMİR Masal kahramanları herşeye rağmen eninde sonunda kavuşurlar ve biz mutlu sonla bırakırız onları. Ne arkalarındaki sorunlar peşlerinden gider ne de konuşmadıkları ayaklarına dolanır çünkü gerçek değildirler. Mehdi’yle Zeynep’se, Zeynep öyle tanımlamayı seçse de her zaman bir masalın içinde yaşamıyorlar. Her şeye, herkese, tüm farklılıklarına, imkân ve imkânsızlıklarına rağmen birlikte mutlu olmayı seçtiler. […]